“Zeitgeist: The Movie” Yalanı

Yazar: Nezih Seven

Her Noel’de olduğu gibi bu Noel’de de İsa’nın doğum tarihinin eski tanrılardan alıntı olduğu bilgisinin yanında sayısız safsata dolanmaya başladı. Neden bilmiyorum ama insanlar bunlara inanmaya çok hevesliler ve sunulan bilgilerin kaynağını araştırmak gibi bir dertleri yok. “Kör inanç” olduğunu iddia ettikleri bir dini yalanlayabilmek için karşılarına çıkan her fırsata körce atlıyorlar. Umarım bu yazı gözlerinin açılmasına yardımcı olur.

Bu iddialar ne kadar eskiye dayanıyor, ilk ne zaman ortaya atıldılar bilmiyorum. Ama bu iddiaları savunan çoğu kişinin Zeitgeist: The Movie’yi izlemiş olduğunu ve buradaki bilgileri doğrudan kabul ettiğini gözlemledim. Bu nedenle yazımda bu sözde-belgeselin hiçbir bilimsel kaynakla temellendirmeye tenezzül etmemiş olduğu beyanlar üzerinden gideceğim.

İddiaları incelemeden önce, tanrılar arasında bir takım benzerlikler olmasının, bu tanrılara dair anlatıların yalan olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtmek istiyorum. Bu yazıyı yazmamın tek sebebi, müthiş bir keşifmiş gibi ağızdan ağıza dolaşan bu iddiaların büyük çoğunluğunun hiçbir dayanağı olmayışıdır. Ayrıca, İsa’nın doğum tarihinin gerçekten 25 Aralık olduğunu veya Hristiyanlık içerisinde pagan dinlerden geçmiş hiçbir ögenin bulunmadığını kanıtlamak gibi bir amacım yoktur. (Aslına bakarsanız İsa’nın doğum tarihi ilgimi çekmiyor. Pagan dinlerin etkisininse özellikle Katolik Kilisesi ve Doğu Ortodoks Kilisesi’nde gayet açık olduğunu düşünüyorum, ve çoğu insanın bir şekilde “kötü” olduğunu düşündüğü bu şey bence çok güzel ve kesinlikle bu mezheplerin yalan veya uyduruk olduğu anlamına gelmiyor.)

İsa’yla paralellik gösterdiği öne sürülen tanrılar filmdeki sıraya göre sıralanmıştır:

I. Horus

İddialar:

horus_-_temple_of_seti_i_3500450346
Abydos’taki I. Seti Tapınağı’ndan Horus rölyefi.
  • 25 Aralık’ta doğdu
  • Annesi bakire İsis-Meri’ydi
  • Doğumu doğudaki bir yıldızla müjdelendi
  • Üç kral tarafından kutsandı
  • 12 yaşında öğretmenlik yaptı
  • 30 yaşında Anup tarafından vaftiz edildi
  • Birlikte yolculuk ettiği 12 havarisi vardı
  • Mucizeler sergiledi
  • Tanrı Kuzusu ve İyi Çoban gibi lakapları vardı
  • Typhon tarafından ihanete uğradıktan sonra çarmıha gerildi
  • Üç gün boyunca ölü kaldı ve dirildi

Gerçek:

Antik Mısırlıların 21 Aralık’ta (veya civarında) bir bayramları olduğu doğrudur. Kuzey Yarımküre’de yaşayan herkes için bu gün kış gündönümüdür ve pagan dinlerde tüm mevsim döngüleri (gündönümleri ve ekinosklar) kutlanır. Bazıları Macrobius’un Saturnalia (Romalıların kış gündönümü bayramına verilen isimdir) adlı eserine dayanarak bu kış gündönümü bayramının Mısırlılar tarafından Horus’un doğumu olarak kutlandığını öne sürerler (I, XVIII: 10). Oysa Saturnalia’dan yola çıkılarak kış gündönümünün en fazla “Güneş’in doğumu” olarak kutlandığı söylenebilir ve Mısır’da Güneş tanrısı filmde iddia edilenin aksine Horus değil, Ra’dır. Bununla birlikte bir gökyüzü tanrısı olan Horus’un Güneş’le alakasız olduğu söylenemez. Yine de, Saturnalia adlı eserden edindiğimiz bilgiler, Horus’la ilişkili olan günlerin Aralık’ta değil, Ağustos ve Eylül arasında olduğu yönündedir (I, XV: 1).

Ayrıca şunu da belirtmek gerekir: O kadar çok pagan bayramı vardır ki, İsa’nın doğumunun bunlardan birine yaklaşık olarak denk gelmemesi neredeyse imkansız. Her şeye rağmen, listedeki en makul iddia gerçekten de bu ilk iddiadır.

Horus’un annesinin İsis olduğu doğru; ancak İsis’in ne bekaretine, ne de “Meri” ismine dair bir kaynak bulunmaktadır. Horus’un bir annesinin olması İsa’yla paralellik olarak gösteriliyorsa diyecek bir sözüm yok. Horus’un doğumuna dair birkaç farklı anlatı var; bazılarına göre babası Osiris’in ölümünden sonra doğarken, bazılarına göre Osiris Horus’un doğumundan sonra öldürülmüştür (konuyla ilgili olarak Plutarkhos’un De Iside et Osiride başlıklı çalışmasına göz atabilirsiniz). Muhtemelen bazıları İsis’in eşi Osiris’in ölümünden sonra hamile kalışını bekarete yormaktadırlar; oysa bu anlatılarda bile İsis hamile kalabilmek için Osiris’in parçalanmış vücudunu bir araya getirir. Kısacası, hiçbir anlatıda İsis’in bakire olduğu iddiası yoktur.

Horus’un ölümü ve dirilişinden Metternich Steli’nde bahsedilir. Burada henüz bir çocuk olan Horus zehirli bir akrep tarafından sokularak öldürülür ve ardından Thoth tarafından iyileştirilerek hayata döndürülür. Çarmıha gerilme ve üç gün ölü kalmaya dair hiçbir şey yoktur.

Mucizeler sergilemesi nasıl paralellik olarak gösteriliyor anlamıyorum. Tabii ki mucize gösterecek. Tanrıların doğası insanlarınkinden farklıdır, dolayısıyla insanların yapamadığı bir takım şeyleri yapmaları gayet normal. Bunun bir paralellik olarak öne sürülmesiyle “İsa da, Horus da tanrıdır.” şeklinde bir paralelliğin öne sürülmesi, ya da iki büyücü söz konusuyken “İkisi de büyü yapıyor.”, iki insan söz konusuyken “İkisi de yemek yiyor.” paralelliklerinin öne sürülmesi eşdeğerdir.

Diğer iddiaların HİÇBİRİ için bilimsel bir kaynak bilmiyorum. Bunlara inanan herkesten kaynak göstermelerini rica ediyorum. Örneğin, Horus’un 30 yaşında Anup tarafından (artık o da kimse) vaftiz edilişini dinlemeyi çok isterim.

II. Attis

İddialar:

attis_thymiaterion_louvre_tarse61
Frig başlıklı Attis, Tarsus’tan.
  • 25 Aralık’ta doğdu
  • Annesi bakire Nana’ydı
  • Çarmıha gerildi
  • Mezara gömüldü, üç gün boyunca ölü kaldı ve dirildi

Gerçek:

Frigler’de bitkilerin ve yeşermenin tanrısı olan Attis’in doğumu mantığın da gerektirdiği üzere kışın başlangıcında değil, baharda kutlanırdı. Annesi Nana’nın bakire olup olmadığını bilmiyoruz, yalnızca Attis’e hamile kalırken cinsel ilişkiye girmemiş olduğu doğrudur (bir badem yiyerek hamile kaldığı söylenir, bkz. Pausanias 7.17.11) ve bu açıdan benzerlik olduğu kabul edilebilir. Çarmıha gerilip gömüldüğüne veya üç gün boyunca ölü kaldığına dairse hiçbir kaynak yoktur. Yeşermenin tanrısı olarak her kış ölüp her bahar yeniden doğduğunu kabul etsek bile, üç gün boyunca ölü kaldığı sonucuna varamayız – ki diğer bir söylence de Kibele tarafından çam ağacına çevrildiği yönündedir.

III. Krişna

İddialar:

97c79003fcb1ea82c7f7557ce2b37cb4
Krişna göksel krallığına yükseliyor.
  • Annesi bakire Devaki’ydi
  • Doğuda doğumunu müjdeleyen bir yıldız belirdi
  • Mucizeler sergiledi
  • Ölümünün ardından dirildi

Gerçek:

Devaki ve kocası Vasudeva’nın Krişna’dan önce yedi çocukları olmuştu. Ancak bu çocukların çoğu Kamsa tarafından öldürüldü; çünkü içlerinden birinin Kamsa’yı öldüreceği yönünde bir kehanet vardı. Bu nedenle, Devaki ve Vasudeva’nın ailesinde dünyaya inmeye karar veren Krişna doğar doğmaz babası Vasudeva tarafından Kral Nanda ve Yaşoda Ana’nın aynı gün doğmuş olan kızıyla gizlice değiştirildi; böylece Krişna Kral Nanda ve Yaşoda Ana’nın yanında büyüdü.

Krişna Mutlak Tanrı olduğundan, yeryüzünde belirdiğinde yalnızca yıldızlar değil, tüm canlılar, tanrılar ve göksel cisimler tarafından sevinçle karşılandı. Bunun özel olarak “doğudaki bir yıldız”la alakası yok.

Mucizeyle ilgili önceden söylediklerim burada da geçerli. Tanrı’nın mucize sergilemesinden daha doğal bir şey olamaz. Bundan sonraki tanrılarda mucizelere ilişkin iddialara değinmeyeceğim.

Krişna’nın ölümüne gelince: Olayların ayrıntısını merak edenler Mahābhārata’nın Mausala Parva bölümünü ve Bhāgavata Purāna’yı okuyabilirler, ama kısaca özetlemek gerekirse, Krişna kendisinin Tanrı olduğunu bilmesine rağmen ona beddua eden, çocukları savaşta ölmüş bir annenin (Gandhari) lanetini kabul eder. Ona barışı sağlamak için belli sınırlar dahilinde elinden geleni yaptığını, ama canlı varlıkların özgür iradeleri nedeniyle bu acının kaçınılmaz olduğunu söyler. Kabul ettiği lanet gereği tüm hanedanlığı çöker ve kendisi de bir okla ayağından vurulur. Yanlışlıkla kendisini vurduğu için pişman olan okçuyu teselli ettikten sonra göksel mekanına yükselir. Ne ölmüş, ne de yeniden dirilmiştir. Gaudiya Vaişnava geleneğine göre 15. yüzyılda Caitanya Mahaprabhu olarak tekrar dünyaya gelir ve neredeyse tüm Hindu mezheplerince kıyamet vaktinde Kalki olarak geri geleceği kabul edilir. (Ayrıca Krişna Ahmedî Müslümanlar tarafından bir peygamber, Bahaîler tarafından Tanrı’nın tezahürlerinden biri, Sihler tarafından da kutsal bir kişi olarak tanınır.)

IV. Dionysos

İddialar:

imageproxy
Orijinal olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmayan ORPHEOS BAKKIKOS tılsımı.
  • Annesi bakireydi
  • 25 Aralık’ta doğdu
  • Mucizeler sergiledi
  • “Alfa ve Omega” olarak bilinirdi
  • Ölümünden sonra dirildi

Gerçek:

Dionysos’un annesi Semele’ydi ve en yaygın anlatıya göre Zeus tarafından döllendi, bakire olduğuna dair bir veri yok. Bununla birlikte Orfeusçu bir anlatıya göre Zeus’un en sevdiği oğlu Zagreus, titanlar tarafından parçalanıp yenmişti. Bunu gören Zeus onları şimşeğiyle küle çevirdi ve bu küllerden insan yaratıldı (bu nedenle bizde hem titanik, yani kötü, hem de Zagreusvari, yani iyi nitelikler bulunmaktadır). Zagreus’un kalbiniyse Semele’ye yerleştirdi ve böylece Semele Zagreus’un yeni enkarnasyonu olan Dionysos’a hamile kaldı. Bu ikinci anlatı Semele’nin cinsellik dışı bir şekilde hamile kaldığını gösteriyor olabilir, ama bu yine de bakire olduğu anlamına gelmez.

Dionysos’un 25 Aralık’ta doğduğuna veya “Alfa ve Omega” olarak bilindiğine dair bir kaynak bulamadım. Aralık’la ilişkili olarak tek bildiğim kırsaldaki Dionysia kutlamalarının kış gündönümü civarında gerçekleştirildiği. Bu Dionysos’un doğumuyla mı alakalı bilmiyorum, yılın farklı zamanlarında da Dionysos için kutlamalar yapılıyordu.

Bu arada ilginçtir, Rab Krişna kendisini Bhagavad-gītāda “Alfa ve Omega” olarak tanımlar (10.32), ancak belli ki Zeitgeist: The Movie’nin yapımcıları bundan bihabermiş.

Bazı hikayelerinde Dionysos gerçekten de ölüp dirilmektedir, ancak bunu İsa’nın ölümü ve dirilişine benzetmek için epey zorlamak lazım. Bu arada görsel sizi yanıltmasın – belgeselde de kullanılmış olan, üzerinde çarmıha gerilmiş bir Bacchus (Dionysos’un Romalı versiyonu) betimi bulunan bu nesnenin sahte olduğu düşünülüyor (konuyla ilgili ayrıntılı açıklama için buraya tıklayın).

V. Mithra(s)

İddialar:

http://earthstation1.simplenet.com
Belgeselde kullanılmış olan Mithras betimi.
  • Annesi bakireydi
  • 25 Aralık’ta doğdu
  • 12 havarisi vardı
  • Mucizeler sergiledi
  • Üç gün boyunca ölü kaldı ve yeniden doğdu
  • İbadetleri pazar günü yapılırdı

Gerçek:

Burada bahsi geçen tanrının kim olduğu pek net değil. “Perslerin Mithra’sı” denilmiş, ama görselde Romalıların Mithras’ı kullanılmış. Romalılar, Persler aracılığıyla tanıdıkları Mithra’yı kendi kültürlerine Mithras adında bir savaş tanrısı olarak entegre ettiler ve tamamen bu tanrıya adanmış bir kült oluşturdular: Mitraizm. Mitraizm ve Hristiyanlık arasında bazı paralellikler olduğu gerçekten de doğru. Ancak, çoğu kişinin sandığının aksine, Mitraizm Hristiyanlık’tan kısa bir süre sonra ortaya çıkmış bir din.

Belgeselin yapımcıları büyük ihtimalle Mithra ve Mithras arasındaki farkları bilmiyorlar. Ben her iki ihtimali de düşünerek iddiaları değerlendireceğim.

Mithras bir kayadan doğmuştur. Kayanın bakire olduğunu iddia etmenin makul olduğunu düşünmüyorum. Mithra’nın annesinin bakire olduğuna dairse Avesta ve diğer Zerdüştî kutsal metinlerinde herhangi bir bilgiye rastlayamadım.

Antik Romalılar da tıpkı Mısırlılar (ve neredeyse tüm diğer Kuzey Yarımküreliler) gibi 25 Aralık’ı (yani 21 Aralık civarını) Güneş’in doğum günü olarak kabul ediyorlardı. Mithras bazı kaynaklarda Güneş’le özdeşleştirilmiştir (Clauss, “The Roman Cult of Mithras”, s.24), dolayısıyla bu iddia kabul edilebilir.

Ne Mithra’nın, ne de Mithras’ın 12 havarisi vardı. Ne Mithra, ne de Mithras öldü; dolayısıyla ikisi de dirilmedi. Mithras’ın Güneş’le özdeş olduğu, dolayısıyla 12 burcun 12 havariye tekabül ettiği iddiası ayrı bir teori olarak öne sürülebilir, ancak sanki Mitraizm’de Mithras’ın 12 havarisi olduğu yönünde bir kabul varmış gibi yansıtılamaz.

Mithras’ın ibadetlerinin pazar günü yapıldığından emin değiliz, ancak pek çok Avrupa lisanında pazarın “Güneş Günü” olarak adlandırılmış olması ve Mithras’la Güneş’in özdeşleştirilmesi bu yönde bir veri olarak kabul edilebilir.

Tüm bu muhtemel benzerliklere ek olarak, Mitraizm’in Hristiyanlık’tan daha eski bir din olmadığını tekrar belirtmekte fayda var.

SONUÇ

25 Aralık’ta (veya civarında) doğan tanrılar, bir cinsel ilişkinin sonucu olmayan tanrılar, mucizeler sergileyen tanrılar (muhtemelen hepsi) ve öldükten sonra dirilen tanrılar vardır. Ama İsa’nın yaptığı neredeyse her şeyi yaparak İsa’yla şaşırtıcı bir paralellik gösteren tanrıların var olduğuna inanmamız için makul sebepler yok. Bazı ortak noktaların olmasıysa kaçınılmaz bir durum, ancak bunun şaşırtıcı olduğunu düşünmüyorum.

-Nezih Seven 

VEGAN ŞAKİRT FACEBOOK SAYFASI İÇİN TIKLAYIN!


NOT I: Yalnızca Dionysos ve Mithras için kullandığım görseller belgeseldekilerle aynıdır.

NOT II: Benim kaynaksız olduğunu öne sürdüğüm veya kaynağını bulamadığım iddialardan herhangi birinin doğruluğuna işaret eden bilimsel bir kaynağı olan varsa lütfen paylaşsın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s