Cinsiyetçilik, Irkçılık, Türcülük, Homofobi ve Transfobi Faşizm Değildir

Yazar: Nezih Seven

Öncelikle, sakin olun.

Ne zamandır aklımda olan, her geçen gün daha da fazla rahatsızlık veren bir konu bu. Faşizm adı altında pek çok kategori oluşturulmuş durumda ve bu “kategoriler” aslında direkt olarak faşizmle bağlantılı olmasa da, yalnızca zihinlerde oluşan “faşist ideolojiler/davranış biçimleri kümesi”nin bir parçası haline geldiğinden, bu kategorilere uyanlar kolaylıkla faşist damgası yiyebiliyorlar. Faşizmin ne olduğu zihinlerimizde pek net değil gibi görünüyor ve bu durum farklı görüşlere duyulması gereken saygının önünü kesmekle kalmıyor, bazı bilimsel açıklamaların da tehlikeli oldukları gerekçesiyle kulak ardı edilmesine sebep oluyor.

Konuyu netleştirmek için, faşizmin ne olduğuyla başlayalım: Latince fasces‘ten gelir. Biraraya getirilmiş tahta çubuklar ve baltadan oluşan fasces, magistratusun otoritesini, gücünü ve yetkisini simgeliyordu. Bu durumda faşizm, bu gücün, otoritenin ve yetkinin, hoşa gitmeyen durumlarda devreye girmesini arzulamaktır. Yani dayatmacılıktır.

Şimdi, başlıkta sıralanmış olan ayrımcılık biçimlerine tek tek bakıp faşizmin birer parçası olup olmadıklarını örneklerle inceleyelim:

1. Cinsiyetçilik

Cinsiyetçilik, adından da anlaşılacağı üzere, farklı cinsiyetlere mensup kişilerin toplumda farklı görevleri olduğunu düşünmek, ve zihinde bu görevlere uygun stereotipler barındırmaktır. Şart olmamakla beraber, bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğu düşüncesini de içeriyor olabilir.

Görüldüğü gibi cinsiyetçilik tanımında cinsiyetlerden biri “aşağı” kabul edilmek zorunda değil. Ve öyle kabul edildiği durumlarda bile, kişiye herhangi bir baskı yapma şartı yok.

Doğurma yetileri sebebiyle kadınların erkeklerden üstün olduğunu düşünen bir erkeği göz önüne alalım; kendi içinde eziklik hissediyor olabilir, ama bu kimseyi ilgilendirmez ve adamın teorisinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Sözgelimi IQ testinde zekası düşük çıkan biri de kendini kötü hissedebilir, ama bu zekasının düşük olduğu gerçeğini değiştirmez. Gerçeklik duygulara göre değişmeyeceğinden, kimse “Ama adam öyle kötü hisseder!” diyerek teoriyi yalanlayamaz. Adamın kimseye herhangi bir dayatması da yoktur, dolayısıyla faşist değildir.

2. Irkçılık

Irkçılık, farklı ırkları sahip oldukları farklı özelliklere dayanarak üst-alt ilişkisi içerisinde değerlendirmektir.

Pozitif örnek olarak evrimin bir sonraki aşamasına en yakın ırkın Baltlar olduğunu düşünen bir kadını verebiliriz. Eşini Baltlar arasından seçecektir. Çünkü soyunun evrimi hızlandırmasını ummakta. Diğer insan ırklarına karşı herhangi bir kin duymuyor, onları katletmek gibi bir arzusu vs. yok, hatta elinden geldiğince tüm insanların hakları için mücadele ediyor. Ama yine de Baltların üstün olduğuna inanıyor ve bu nedenle eşini Baltlar arasından seçecek. Bu da kimseyi ilgilendirmez. Gidip de, “Hayır kardeşim, Çinlilere de şans vereceksin.” diyemezsiniz. “Baltların üstün olduklarını düşünemezsin!” de diyemezsiniz. Asıl bunlar faşizm olur.

3. Türcülük

Türcülük, farklı türleri sahip oldukları farklı özelliklere dayanarak üst-alt ilişkisi içerisinde değerlendirmektir.

Kişinin insanı diğer hayvanlardan üstün görmesi, kendisinde diğer hayvanları sömürme hakkını gördüğü anlamına gelmez. Pek çok vegan, insanın bu şekilde etik bir tavır alabiliyor oluşunu zekasının diğer hayvanlardan ileride olmasına veya Yaratıcı tarafından onları korumakla görevlendirilmiş olmasına bağlıyor. Her iki fikir de insana belli ölçüde özel bir değer atfediyor. Ancak kişi diğer hayvanları sömürmedikçe faşist değildir. İnsanları üstün gören bir hayvan özgürlüğü aktivisti de olabilir.

4. Homofobi

Homofobi, aslında yanlış olduğunu düşündüğüm bir tabir. Eğer gerçekten “fobi” ise, zaten hiçbir homofobik faşist olmakla suçlanamaz, zira fobi öyle kolay kontrol edilebilen bir şey değildir. Örneğin klostrofobisi olan biri, başına hiçbir şey gelmeyeceğinden emin olsa dahi, kapalı alanda panikler. Dolayısıyla bunun düşünceyle alakası yoktur. Araknofobisi olan kişiye türcü diyemeyeceğiniz gibi, homofobisi olana da faşist diyemezsiniz.

Burada asıl soru şu: Bu insanlar gerçekten eşcinsellere karşı korku mu besliyorlar? Sanmıyorum. En azından ben hiç gerçekten korkanını görmedim. Bence yanlış olduğunu düşünüyorlar. Bunun için oldukça değişken sebepler var. Ama, her zamanki gibi, faşist olmak zorunda değiller.

Örnek:

Kişi cinselliğin yalnızca ve yalnızca çocuk yapmak için olduğunu düşünüyor. Normalde bunu düşünene çok emin bir tavırla “O zaman sen de masturbasyon yapmazsın ve çocuk yapma amacı gütmeden cinsel ilişkiye girmezsin.” denir, ancak, üzgünüm, bu mantıksız bir karşı-argümandır. Böyle yaşayanlar var. İnsanlar istedikleri şeyi düşünebilir, istedikleri şeye inanabilirler-diğerlerinin haklarını gasp etmedikleri müddetçe. Ve bu örnekte eşcinselliği yanlış bulan kişi hiçbir şekilde eşcinsellerin haklarını gasp etmiş olmuyor. Onlara herhangi bir şey de dayatmıyor. Dolayısıyla faşist değil.

5. Transfobi

Bunun için yukarıdaki örneğin aynısı verilebilir, bununla birlikte homofobiden farklı olarak, transfobinin gerçekten büyük ölçüde bir fobi olduğunu düşünüyorum. Tıpkı klostrofobi örneğindeki gibi kendisine veya çevresine hiçbir zarar gelmeyeceğinden emin olmasına rağmen transeksüellerden korkanlar var. Buna bir ölçüde ben de alışkınım; saç-sakal, giyim-kuşam da bu tür korku dolu tepkilere sebep olabiliyor. Örnek vermek gerekirse arkadan görüp kadın olduğumu sanan birinin döndüğüm zaman korkudan titrediğini birkaç kez gördüm. Şimdi bu insanları faşizmle suçlamam mümkün mü? Hayır. Zihinleri alışkın oldukları tablonun dışında bir şeyle karşılaşıyor ve algılayamamak korkuya, hatta paniğe sebebiyet veriyor. Herkes buna alışmak zorunda mı peki? Değil. Herkes beni uzun saç ve sakalla kabul edecek diye bir şey yok. Aynı şekilde, herkes transeksüelleri kabul edecek diye bir şey de yok.

Sonuç: Yukarıda tek tek üstünden geçilmiş maddelerin hiçbiri tek başına faşizmin kolu değildir. Faşist olmayan ırkçılar, türcüler, cinsiyetçiler, homofobikler ve transfobikler olabilir. Bununla beraber, bu tür ideoloji ve davranış biçimlerinin faşizme daha meyilli olduğu bir gerçekliktir ve bunun açık bir sebebi olduğunu düşünüyorum. Kişinin ırkçı, türcü, cinsiyetçi, homofobik veya transfobik olması için herhangi bir niteliğe gerek yoktur. Yalnızca o şekilde doğmuş olmak yeterlidir. (Günümüz için örnek vermek gerekirse beyaz, heteroseksüel bir erkek insan olarak.) Dolayısıyla bunlar niteliksiz insanlara fazlasıyla açık yollardır. Sonuç olarak niteliksiz insanlar bu tür düşüncelere sarılırlar, çünkü sarılacak başka bir şeyleri yoktur. Ve bu tür insanlar genellikle pek zeki olmadıklarından, kolayca kendilerinden olmayanlara düşmanlık beslerler. Böylece ırkçıların, türcülerin, cinsiyetçilerin, homofobiklerin ve transfobiklerin %98’i faşist olur.

Ancak %2 var. Bu bir gerçeklik. Ve ne yazık ki benim gördüğüm bu %2’ye de %98’e davranıldığı gibi davranıldığıdır. Bunun önüne geçilmeli ve düşünceler içlerinde faşizm barındırmadığı müddetçe konuşulabilir, tartışılabilir, en azından dinlenebilir olmalıdır.

Aksi takdirde ilerleyen zamanlarda pek alışılmamış bir faşist güruhu oluşacak.

-Nezih Seven

VEGAN ŞAKİRT FACEBOOK SAYFASI İÇİN TIKLAYIN!

Reklamlar

Cinsiyetçilik, Irkçılık, Türcülük, Homofobi ve Transfobi Faşizm Değildir” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s